3 Mayıs 2015 Pazar

ÇIPLAKLAR KAMPININ BİR SAKİNİ OLMAYA NE DERSİN!...

Herkesin üstünün giyili olduğu bir yerde,çıplak dolaşan birisi deli damgası yer.Ve apar topar tımarhaneye gönderilir.Toplumdan tecrid edilir.Bu yazı bir delilik önermesi içermektedir.Allerjisi olan varsa şimdiden okumayı bırakabilir.
   Kulluk,insanın en yalin hali yani çıplak halidir.Çıplak olarak geliriz bu dünyaya ve çıplak olarak gideriz buradan.Anne-babasını,ait olduğu milleti sonradan diğer insanlardan öğrenir insan.Ve sonra,eğitim süreçleri boyunca kademe kademe farklı aidiyetlerle,farklı isimler edinir.Bugün yaşadığımız en derin ve büyük kriz soyunamama ya da çıplak olamama krizidir kanaatimce.Kardeş olamayışımızın önünde ki en büyük bariyer de üstümüzde ki elbiseler yani etiketlerdir.İki insanın birbirini adamakıllı sevemeyişinin önündeki engellerde kat kat giyindikleri libaslardır.
   Derviş meşrepli bir arkadaşım vardı.Hakka kavuştu.Birgün bir arkadaşımızın dügün merasimine katılmış.Düğünde o çevrede ki çok sayıda apoletli kişilerde varmış.Tanışma faslı başlamış.Herkes adı soyadından sonra ne kadar etiketi varsa saymış.Şurda müdürüm,şurda amirim,şu yerde ki mağazanın sahibiyim,x partisinin ilçe başkanıyım falan filan şeklinde kendilerini tanıtmışlar.Sıra arkadaşıma gelmiş.Adını soyadını söyledikten sonra "insanım" demiş sadece.Basit,sıradan bir insan.Ortalık bir anda buza kesmiş.Kimse nasıl insansın,nerde insanlık yapıyorsun,insanlıkta ki rütben ne falan gibi sorular soramamış tabi ki.İnsan olma vasfı kendi kazandığı bir vasıf değil yaratıcısının onun için seçtiği bir addır kulun.Üryan halidir yani.
  Her üretici ürettiği ürüne kendi logosunu yapıştırır.Tofaş ürünü bir arabaya,audi,porche,bmw,volvo gibi markaların logosu yapıştırılsa da araba satılırken yine tofaş muamelesi görür.Sonradan edindiği payelerde insana,çıplaklığını yani fıtratını yani acziyetini unutturmuşsa son tahlilde değer kaybına neden olur.Gelinen noktada,başta kadın-erkek ilişkileri olmak üzere bütün beşeri ilişkilerde ki temel sorunumuz üstümüzde ki elbiselerden kaynaklanmaktadır.
   Yüzlerce maskeyle dolaşıyoruz bagajımızda.Evde bir maske,işte bir maske,arkadaş meclisinde bir maske çarşı-pazarda bir maske kullanıyoruz.Yaşadığımız hayat bir şarkı sözünde olduğu gibi "bu maskeli balo ve onun sahte yüzleri."Kendi yaşadığımız çevre yani küçük dünyamız ve bütün insanlıkla paylaştığımız büyük dünyamız bir maskeli baloya dönmüş durumda.
   Bunu aklı,vicdanı,insafı olan herkes kabul edecektir.Derdimiz,henüz nefes alıyorken kardeşliği yeniden tesis etmek olmalıdır.Bu konuda radikal bir önerim var.Hep beraber soyunalım.Evet yanlış duymadınız.Küresel boyutta bir çıplaklar  kampı öneriyorum.Soyunmadan sağlıklı bir ilişki kurmamız mümkün görünmüyor.Kibrimizden,varlık iddiamızdan,mülkiyet iddiamızdan,edindiklerimizden,bildiklerimizden,yaptıklarımizdan,yapamadıklarımızdan,zanlarımızdan,korkularımızdan hep birlikte soyunalım.Hayatım boyunca  tanıdığım en çıplak insanlardan birinin sözüyle bitirelim."Kulluk,bütün bilinecekleri bilsende,en sonunda sadakallahülaziym demektir."Soyunanlara,soyunacaklara ve zaten çıplak olduğunu hiç unutmamış olanlara selâm olsun.



ismail çiğci