Üniversiteye başladığımın ilk yıllarıydı.Sohbetleriyle gönlümüzü beslediğimiz bir hocamız vardı.Konya'nın tarih kokan,kültür fışkıran ve ruhumuza manevî oksijen üfleyen bir sokağında üç arkadaşımla birlikte çay içiyorduk.Hocamız masamıza misafir oldu.Bugün ev taşıyacağım arkadaşlar.İşiniz yoksa yardımcı olabilirmisiniz dedi.Olur hocam memnuniyetle dedik.Hemen kalktık.Yürüme mesafesinde olan hocamızın evine vardık.Eve girince hepimiz şok olduk.Böyle bir evi ilk defa görüyordum.Günümüzde çöp evler varya bu evde tam bir kitap evdi.Kitapların arasında boş kalan yerlere diğer eşyalar zorla sıkıştırılmış gibiydi.O evden tam üç pikap kitap çıktı.Akşam olmuş ve işimiz bitmişti.Hocamız,bize etliekmek yaptırmıştı günün sonunda.Sofrada bir densizlik ederek sordum.Hocam,bu kadar kitap almışsınız da bari hepsini okudunuz mu dedim.Çünkü biz de o zaman bir hevesle kitap alıyor,ve fakat üç beş sayfa okuyup sıkılıp bir köşeye atıyorduk.Bak dedi,bu gördüğün kitapların hepsini üçer kez okudum dedi.Nasıl yani hocam dedim.İlkinde normal okudum,ikincisin de önemli gördüğüm yerlerin altını çizdim,üçüncü de altı çizili yerleri tekrar okudum dedi.Hocamızın sohbetinde bulunan herkes bu okumuşluğunun hemen farkına varırdı.Bir bilgi aktarımı yaparken,bu bilginin hangi kitapta olduğunu kitabın künyesiyle beraber ve aynı kitabın farklı tarihlerdeki baskılarıyla mukayese ederek yapardı.Öğretmen olduktan sonra,öğrencilerime bu hatıramı mutlaka anlatırım.Birşey daha ilave ederim.Her kitabı bu usulle okuyun en son,kitaptan size ne kalmışsa bir kenara onu yazın derim.Edebiyat bölümünde okuyan bir başka arkadaşım vardı.Fakülteye başladığı günden itibaren,bir defter aldı.Tanıştığı insanlardan duyduğu,yazılı kaynaklarda bulunmayan deyim,atasözü,fıkra,halk hikayesi gibi şeyleri bu deftere not etti.Okulun bitiminde,birçok mücevherden daha değerli bir kaynak eser sahibi oldu.Klasik bir ifadedir."Söz uçar,yazı kalır."Günlük tutma alışkanlığım hiç olmadı.Bir ilacı bile sonuna kadar bitirdiğim nadir olmuştur.Öğrenim hayatım boyunca günlük tutan arkadaşlarıma hep gıpta ile baktım.Neye evrileceğini düşünmeden yaşadıklarından arta kalanı yazmak,keyif verici birşey olsa gerek .Yıllar sonra eski günlükleri okumak,eski albümlerde ki fotoğraflara bakmak gibidir herhalde.İnsanın yeni beniyle,eski benlerinin sohbet etmesi gibi birşey belki de.Hesaba çekilmeden önce bir nefs muhasebesidir diye düşünüyorum."Allah insana kalemle yazmayı öğretti."Yaradan Rabbimizin adıyla okuyup,Yaradan Rabbimizin lütfuyla yazmaya devam inşallah...
Posted via Blogaway
20 Mart 2015 Cuma
OKU! AMA NEYİ? YAZ! AMA NASIL?
Kaydol:
Kayıt Yorumları (Atom)
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder