Her insan birşeyler söylemeye ihtiyaç duyar.Ve söyler de.Tabii olarak,söylediklerinin diğerleri tarafından beğenilmesini ya da dikkate alınmasını arzu eder.Ve çoğu zaman kendisine muhatap bulamadığından şikâyet eder.Tarihte hakikati söylemiş ama,kendisine kendisinden başka inanan hiç kimse olmamış peygamberler vardır.Bazı yazarlar vardır.Yaşarken avazı çıktığı kadar hakikati bağırmış,kendi zamanında anlaşılamamıştır.Öldükten sonra eserleri milyonlar basmıştır.Her peygamberin ilk ümmeti kendisidir.Her yazarın da ilk okuyucusu kendisidir aslında.Herkesin söylediği herşeyi başkaları duymaz belki,ama kendisi ve Allah kesin duyar.Ve Allah dilediklerini bu söylenenlerden haberdar eder.İbrahim(a.s) oğlu İsmail(a.s) le birlikte kâbeyi yeniden inşa ederler.Allahu teala,ey ibrahim(a.s) kullarımı çağır beytimi tavaf etsinler buyurur.İbrahim(a.s),yarabbi bu çölün ortasında beni kim duyar der.Rabbimiz,sen seslen insanlara duyuracak biziz buyurur.O günden bugüne kâbeyi tavaf edenlerin İbrahim(a.s) ın bu çağrısına icabet etttiği söylenir.Çağrıdan bıkmak ve usanmak ümitsizlik belirtisidir.Ümitsizlikse mü'min olmayanların vasfı olarak belirtilmiştir.Allah'a ve ahiret gününe inananlar olarak,söylediklerimizin sadece dünya da sonuçlarını beklemek inacımızla çelişir.Ve tabi en iyi söylemek yapmaktır.Yaptığını söylemek,söylediğini yapmak.Bıkkınlık ve yılgınlık bize yani insana özgü birşey,ama bize yakışmayan birşeydir.İbadetin makbulü az da olsa devamlı olansa,söylemeyi de bir ibadet şuuruyla yapıyorsak,bu eylemi sürekli kılmalıyız.Tiraj ve jüri kaygısıyla vazgeçmeden,ümit ederek yürümeliyiz yolda.Kınayanların kınamasına aldırmadan koşmalıyız hedefe.Rabbimiz salt kendi rızası gözetilerek yapılan bir işin zerre miktar kadar da olsa kendisini hoşnut edeceğini buyuruyor.Yoksa,Rabbimizin hoşuna gitmek bize yetmiyor mu?Ve son söz."Tohum saç,bitmezse toprak utansın."Vesselâm...
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder